Konutların turizm amaçlı kiralanmasına yönelik yeni kanuna dair hukuki ve vergisel değerlendirmeler

Av. Jülide Cevher | 30/10/2023 | (Tüm Yazılar)

10 Ekim 2023 tarih ve 2/1669 esas numaralı “Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” (“Teklif”) TBMM’ye sunulmuş olup önümüzdeki aylarda kanunlaşarak yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Teklif ile gerekçesinde de belirtildiği üzere Türkiye’de turizm sektörünün gelişmesi ile birlikte sayısı artan turistik amaçlı kiraya verilen konutlara ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda Teklif özellikle turistik amaçlı konut kiralamalarının izne tabi kılınması, söz konusu faaliyetlerin denetlenmesini ve bu kiralamalardan elde edilecek gelirlerin kayıt altına alınmasını hedeflemektedir.

Bu doğrultuda, Teklif’in kanunlaşarak yürürlüğe girmesinin akabinde, konutlarını turizm amaçlı kiralamak isteyenlerin öncesinde yine Bakanlık’a başvurarak izin belgesi alması zorunlu kılınmıştır. Bu izin belgesi kapsamında konutlar turisti amaçlı olarak tek seferde en fazla 100 (yüz) gün süreyle kiralanabileceği öngörülmüştür.

Teklif’in geçici 1. maddesi ile birlikte ise 1 Ocak 2024 tarihi itibarıyla halihazırda konutlarını turistik amaçlı kiralama faaliyetinde bulunanlara (söz konusu geçici maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren) bir ay içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’na (“Bakanlık”) başvuru yapma zorunluluğu getirilmektedir. Söz konusu madde ile turizm amaçlı kiralanan mevcut konutların toplamda dört ay içerisinde belgelendirme sürecinin tamamlanmasının hedeflendiği belirtilmiştir.

Teklifte öngörülen önemli bir husus ise izin belgesi başvurularında turizm amaçlı kiralama faaliyetinin bu amaçla kiralamaya konu bağımsız bölümün bulunduğu binadaki tüm kat malikleri tarafından uygun bulunmasının aranmasıdır. Dolayısıyla, turizm amaçlı kiralama faaliyeti yapılabilmesi için ilgili konutun bulunduğu binadaki tüm kat maliklerinin oybirliği ile faaliyet onaylaması gerekecek aksi halde Bakanlık tarafından izin belgesi verilmeyecektir. Buna ek olarak Teklif’te üçten fazla bağımsız bölüm bulunan binalar bakımından ilgili bağımsız bölümlerin en fazla yüzde yirmi beşi için aynı kiraya veren adına izin belgesi düzenlenebileceği öngörülmektedir.

Teklif kapsamında getirilen kurallara uygunluğun denetlenmesi yetkisi ise Bakanlık’a verilmekte ve gerekli görülmesi halinde denetim yetkisinin valilikler vasıtasıyla da kullanılabileceği belirtilmektedir. Bu kapsamda, turizm amaçlı konut kiralamalarda ilgili kurallara aykırılıklar ve özellikle izin belgesi alınmaksızın kiralamalar bakımından ise Teklif’in 4. maddesinde her bir aykırılık için miktarı 100.000 Türk lirası ile 1.000.000 Türk lirası arasında değişen idari para cezaları düzenlenmektedir.

Teklif’te özellikle yurtdışında da konutların turizm amaçlı kullanımlarına ilişkin mevzuat düzenlemelerinin olduğu; İspanya, Fransa, ABD örnekleri incelendiğinde, genel olarak bu ülkelerdeki düzenlemelerin turistik amaçlı kiralanan konutların kayıt altına alınıp vergi potansiyelinin artırılması yönünde olduğu; ülkemizde 30 bin civarında turizm amaçlı kiralanan konut olduğu da göz önünde bulundurulduğunda yapılacak düzenleme ile turizm amaçlı kiralanan konutların belgelendirilmesi ve kiralama ile elde edilen gelirlerin kayıt altına alınması ve kayıt dışı kazancın engellenmesi amacı vurgulanmıştır. Bu doğrultuda, Teklif’te yer alan düzenlemeler ile kiraya verenler bakımından vergisel bazı sonuçlar da ortaya çıkmaktadır.

Bu noktada özellikle, Gelir İdaresi gayrimenkullerin uzun süreli kiralanması suretiyle elde edilecek gelirden daha fazla gelir elde edilmesi amacıyla, günlük veya haftalık olarak, süreklilik arz eden bir şekilde farklı kişilerin kullanımına hazır halde bulundurulması, kalacak kişilere konutun teslimi ve kalma sürelerinin sonunda konutun teslim alınması ve yeniden kullanıma hazır hale getirilmesi işlemini bir organizasyon çerçevesinde gerçekleştirilen ticari faaliyet olarak değerlendirdiğinden, elde edilen gelirin ticari kazanç hükümlerine göre vergilendirilmesi gündeme gelmektedir.

Bunun yanı sıra ticari faaliyet çerçevesinde gerçekleştirilen mal teslimi veya hizmet ifaları Katma Değer Vergisi’nin konusuna girmektedir. Teklif’in yasalaşmasıyla birlikte konutların turizm amaçlı kullanımlarından dolayı ortaya çıkan başta Gelir Vergisi ve Katma Değer Vergisi olmak üzere birçok vergi uygulamasında kayıtdışılığın azalması ve vergi gelirlerinin artması öngörülmektedir.

Sonuç olarak, Teklif’in yasalaşması ile birlikte özellikle yurtdışında yaygın şekilde kullanılan ve Türkiye’de de gitgide sayısı artan turistik amaçlı konut kiralamaları yasal bir düzene oturtulacak ve bu kapsamda, özellikle kiraya verenlerce bu türden kiralamaların iş kolu olarak değerlendirilmesi halinde yukarıda açıklanan hukuki ve vergisel konular önem arz edecektir.

 

 

Bu makalede yer alan açıklamalar, yazarının konu hakkındaki kişisel görüşünü yansıtmaktadır. Makaledeki bilgi ve açıklamalardan dolayı EY ve/veya Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş.’ye sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye ederiz.