KDV reformu yasalaşırken

Ender İnelli | 28/03/2018 | (Tüm Yazılar)

TBMM Başkanlığına Bakanlar Kurulunca 19 Şubat 2018 tarihinde sunulan “Katma Değer Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Plan ve Bütçe Komisyonunca görüşülerek Genel Kurula sunuldu.

Reform niteliğindeki tasarının süratle yasalaşması bekleniyor. KDV sisteminde ve uygulamasında ezber bozan olumlu değişiklikler ve yenilikler içeren tasarının en can alıcı kısmına biraz daha yakından bakalım istedik.

Devreden KDV’nin iadesi mümkün hale geliyor

Bilindiği üzere, mükelleflerin yaptıkları teslimler veya ifa ettikleri hizmetler üzerinden hesaplayacakları KDV’den, kendilerine yapılan teslimler veya ifa olunan hizmetler ile ithal ettikleri mal ve hizmetlere ilişkin vergiyi indirmeleri halihazırda mümkün. Ancak bir vergilendirme döneminde indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tâbi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki fark sonraki dönemlere devrolunuyor fakat iade edilmiyor.

Esasen katma değer vergisi, nihai tüketiciyi vergilemeyi amaçlayan yayılı bir işlem vergisi. Bununla birlikte, birbirini takip eden tüm üretim ve dağıtım safhalarında tahsil edilen vergiden önceki safhalarda ödenen vergi indirildiği için, diğer işlem vergilerinden olumlu yönde ayrışmakta.

Normal şartlarda mükelleflerin satışları üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin, alımları için ödedikleri katma değer vergisinden fazla olması ve arada kalan pozitif farkın Hazineye ödenmesi beklenir. Ancak; yatırım yapan, üretim süreci uzun veya stok devir hızı düşük olan ya da çok düşük kar marjı ile veyahut maliyetinin altında satış yapmak durumunda kalan işletmelerin hesaplanan katma değer vergisi, ödedikleri katma değer vergisinden az olmakta ve bu işletmeler tarafından ödenen katma değer vergisinin indirim mekanizması yoluyla telafi edilebilmesi uzun süreler alabilmekte. Tahmin edileceği üzere, bu gibi durumlarda devreden katma değer vergisi işletmeler üzerinde hatırı sayılır bir finansman yükü oluşturuyor.

Tasarıyla; mükelleflerin alışları nedeniyle ödediği katma değer vergisinin, hesaplanan katma değer vergisi ile telafi edilememesi nedeniyle oluşan ve sonraki döneme devreden katma değer vergisinin, belli bir süreden fazla devretmesi durumunda, mükellefe iade edilmesi öngörülmekte.

Devreden KDV’nin iadesi nasıl gerçekleştirilecek

Herkesin merak ettiği husus tam da bu. Devreden KDV; ne zaman, nasıl, hangi yöntemle ve hangi şartlarla iade edilecek.

Esasen devreden KDV’nin iadesi hususunu ikiye ayırarak incelemek daha sağlıklı olur. Zira yasal düzenlemeden, 31.12.2018 tarihine kadar devreden/devredecek KDV ile 01.01.2019’dan itibaren devredecek KDV’nin farklı esaslara tabi tutulacağı anlaşılıyor.

01.01.2019 öncesi döneme ilişkin KDV’nin iadesi

Düzenlemeye göre 31.12.2018 tarihi itibariyle indirim yoluyla giderilmemiş KDV tutarı muhasebe kayıtlarında ayrı bir hesapta izlenecek. Ayrı hesapta izlenecek bu tutar esasen bir alacak niteliğini kazanacak.

Ancak bu alacağın iadesi, bir diğer deyişle tahsili ile ilgili olarak iki farklı yol öngörülmüş durumda.

Birinci yol; ayrı hesapta izlenen bu tutarın ödenecek katma değer vergisi ile iade edilecek katma değer vergisine mahsup edilmesi. “Ödenecek KDV” ifadesi ile sadece hesaplanan KDV ile indirim KDV arasında oluşan farkın mı, yoksa daha geniş ifadesi ile sorumlu sıfatı ile ödenecek KDV ile ithalde ödenen KDV’nin de mi kast edildiği ikincil düzenlemeler ile açıklık kazanacak.

İkinci yol ise kendi içinde alternatifler barındırıyor. Buna göre Maliye Bakanlığı ayrı bir hesapta izlenen katma değer vergisini;

  • Bütçe imkânlarını dikkate almak suretiyle uygun gördüğü zamanlarda, sektörlere, işletme büyüklüklerine, indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin kaynağına göre kısmen ya da tamamen iade etmeye,
  • Mükellefin vergi dairesine olan borçlarına ve Sosyal Güvenlik Kurumunun 6183 sayılı Kanuna göre takip ettiği alacaklarına, borcun tür, tutar, tahsil kabiliyeti, faaliyetin devam edip etmediğini dikkate alarak mahsup ettirmeye,
  • Gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınmasına izin vermeye yetkili kılınıyor.

İadenin vergi incelemesiyle veya sektörlere, işletme büyüklüklerine ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin kaynağına göre vergi incelemesi dışında belirlenecek diğer yöntemlerle yapılması da yine Bakanlığın tasarrufunda olacak.

Zamanaşımı süresi uzuyor

KDV’nin iade edilebilmesi için; sonraki döneme devreden katma değer vergisinin ilk ortaya çıktığı dönem dahil olmak üzere, ilgili dönemlere ilişkin defter, belge, kayıt ve benzeri vesikaların, Vergi Usul Kanununda yer alan zamanaşımı süreleriyle sınırlı olmaksızın İdarenin talebi üzerine ibraz ve incelemeye arz edilmesi ise şart.

Diğer taraftan, iade imkanı tanındığı halde belirlenen usul ve esaslara göre iadesi talep edilmeyen KDV; hiçbir surette indirim ve iade konusu yapılamayacak. Söz konusu tutar, gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak da dikkate alınamayacak.

DİBS ile iade de mümkün

Komisyonda yapılan ekleme ile; 31/12/2018 tarihi itibarıyla mükellefler tarafından indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisinin iadesinde farklı bir yöntem getirildi. Böylelikle, Hazine Müsteşarlığı tarafından, 4749 sayılı Kanunda açıkça belirtilen özel tertip Devlet iç borçlanma senedi ihraç etmek suretiyle iadenin yapılabilmesinin de önü açılmış oldu.

01.01.2019 sonrası döneme ilişkin KDV’nin iadesi

Tasarı ile KDV Kanununun 29. maddesinde yer alan devir KDV’nin iade edilemeyeceği şeklindeki kural değiştiriliyor. Buna göre; bir vergilendirme döneminde, indirim KDV’nin hesaplanan KDV’den fazla olması durumunda aradaki fark sonraki dönemlere devir olacak ve on iki ay süreyle indirim yoluyla giderilmemesi halinde, bu süreyi izleyen altı ay içinde talep edilmesi şartıyla iade edilecek.

Bakanlar Kurulu, oniki aylık süreyi; sektörler, işletme büyüklükleri ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin kaynağına göre yirmidört aya kadar uzatmaya yetkili olacak.

Maliye Bakanlığı ise, altı aylık süreyi; sektörler, işletme büyüklükleri ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin kaynağına göre üç aya kadar indirebilecek.

Yürürlük

Bu uygulama 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girecek ve bu tarihten sonraki işlemlere uygulanacak. Bir diğer deyişle bu hükmün uygulaması en erken Ocak 2020 döneminde başlayacak.

Tasarının mevcut haline göre indirim yoluyla giderilemeyen vergi ile ilgili 12 aylık iadeye hak kazanma süresi ile 6 aylık başvuru süresi, her bir vergilendirme dönemi itibariyle (yani aylık olarak) takip edilecek.

Bir vergilendirme döneminde oluşan devir KDV tutarının indirim yoluyla giderilip giderilmediği, iade talebinin yapılacağı vergilendirme dönemine kadar verilecek KDV beyannamelerindeki sonraki döneme devreden KDV tutarı ile mukayese edilmek suretiyle tespit edilecek.

İade vergi incelemesiyle mi olacak?

Maliye Bakanlığı, iadeyi vergi incelemesiyle veya sektörlere, işletme büyüklüklerine ve indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin kaynağına göre vergi incelemesi dışında belirlenecek diğer yöntemlerle (örneğin YMM raporu gibi) yapmaya yetkili olacak.

 

Bu makalede yer alan açıklamalar, yazarının konu hakkındaki kişisel görüşünü yansıtmaktadır. Makaledeki bilgi ve açıklamalardan dolayı EY ve/veya Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş.’ye sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye ederiz.