Skip to Content
vergiresim

Vergi Rehberi 2018

5. Katma değer vergisi

5.1 Verginin konusunu teşkil eden işlemler

Katma değer vergisinin konusunu teşkil eden işlemler, Kanun’un 1. maddesinde sayılmıştır. Buna göre;

  1. Ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan mal ve hizmet teslimleri,
  2. Her türlü mal ve hizmet ithalatı,
  3. Posta, telefon, telgraf, teleks ve bunlara benzer hizmetler ile radyo ve televizyon hizmetleri,
  4. Her türlü şans ve talih oyunlarının tertiplenmesi ve oynanması,
  5. Profesyonel sanatçıların yer aldığı konser ve gösteriler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetler, maçlar, yarışlar ve yarışmalar tertiplenmesi, gösterilmesi,
  6. Müzayede mahallerinde ve gümrük depolarında yapılan satışlar,
  7. Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu’na göre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara teslimi,
  8. Boru hattı ile ham petrol, gaz ve bunların ürünlerinin taşınması,
  9. Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri,
  10. Genel ve Katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara her türlü meslek kuruluşlarına ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri,
  11. Rekabet eşitsizliğini gidermek maksadıyla isteğe bağlı mükellefiyetler suretiyle vergilendirilecek teslim ve hizmetler,

verginin konusuna dâhil bulunmaktadır.

5.2 Teslim ve teslim sayılan haller

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde teslim; bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce alıcıya veya alıcı adına hareket edenlere devredilmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede ayrıca aşağıdaki işlemlerin de teslim hükmünde olduğu hüküm altına alınmıştır:

  1. Bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii,
  2. Malın nakliyesinin başlatılması veya nakliyeciye tevdi edilmesi,
  3. Bir mal üzerindeki tasarruf hakkının, iki veya daha fazla kimse tarafından zincirleme akit yapılmak suretiyle, malın bu arada el değiştirmeden doğrudan sonuncu kişiye devredilmesi halinde, aradaki safhaların her biri,
  4. Su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri şekillerdeki dağıtımlar.

Ayrıca kap ve ambalajın geri verilmesinin mutat olduğu satışlarda teslim, ambalaj dışındaki maddeler itibarıyla yapılmış sayılır.

Trampa ise iki ayrı teslim hükmündedir. 6 Nisan 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7104 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle, arsa karşılığı inşaat işlerinde, arsa sahibi tarafından konut veya işyerine karşılık müteahhide arsa payı teslimi, müteahhit tarafından arsa payına karşılık arsa sahibine konut veya işyeri teslimi yapılmış sayılacağına ilişkin hüküm eklenmiştir.

Söz konusu düzenleme 6 Nisan 2018 tarihinden sonra yapılan teslimlere uygulanmak üzere yayım tarihinde (6 Nisan 2018) yürürlüğe girmiştir.

KDV Kanunu’nun 3. maddesinde ise teslim sayılan haller aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:

  1. Vergiye tabi malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye hediye gibi namlarla verilmesi veya her ne suretle olursa olsun vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi,
  2. Vergiye tabi malların üretilip teslimi vergiden istisna edilmiş mallar için kullanılması,
  3. Mülkiyeti muhafaza kaydıyla yapılan satışlarda zilyetliğin devri.

5.3 Hizmet ve hizmet sayılan haller

Hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir. Bu işlemler bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde de gerçekleşebilir.

Vergiye tabi hizmetten, işletme sahibinin, işletme personelinin veya diğer şahısların karşılıksız yararlandırılması da hizmet sayılmaktadır.


5.4 Vergiyi doğuran olay

Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca vergiyi doğuran olay;

  1. Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması,
  2. Malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi,
  3. Kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması,
  4. Komisyoncular vasıtasıyla veya konsinyasyon suretiyle yapılan satışlarda, malların alıcıya teslimi,
  5. Malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesine başlanması veya nakliyeci veya sürücüye tevdii,
  6. Su, elektrik, gaz, ısıtma, soğutma ve benzeri enerji dağıtım veya kullanımlarında bunların bedellerinin tahakkuk ettirilmesi,
  7. İthalatta, Gümrük Kanunu’na göre gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başlaması, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili,
  8. İkametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar tarafından yabancı ülkeler ile Türkiye arasında yapılan taşımacılık ile transit taşımacılıkta gümrük bölgesine girilmesi veya gümrük bölgesinden çıkılması,
  9. Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu’na göre düzenlenen ürün senetlerinin temsil ettiği ürünlerin depodan çekilmesi,

anında meydana gelir.

5.5 Mükellef

Katma Değer Vergisi Kanunu’nda;

  1. Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, bu işleri yapanlar,
  2. İthalatta, mal ve hizmet ithal edenler,
  3. Transit taşımalarda, gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar,
  4. Müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanlar (7104 sayılı Kanun’la eklenmiştir. Yürürlük: 6 Nisan 2018),
  5. PTT İşletme Genel Müdürlüğü ve radyo ve televizyon kurumları,
  6. Her türlü şans ve talih oyunlarını tertip edenler,
  7. Profesyonel sanatçıların yer aldığı gösteriler ve konserler ile profesyonel sporcuların katıldığı sportif faaliyetleri, maçları, yarışları tertipleyenler veya gösterenler,
  8. Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler,
  9. İsteğe bağlı mükellefiyet talebinde bulunanlar,

katma değer vergisinin mükellefi sayılmışlardır.

 

Vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya KDV’yi fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir.

 

Bu gibi sebeplerle fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergi, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edilir. Şu kadar ki söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesi şarttır. (7104 sayılı Kanun’la eklenmiştir. Yürürlük: 6 Nisan 2018)

 

5.6 Vergi sorumluluğu

Vergi alacağının tahsilinin güvenliğini sağlamak amacıyla, katma değer vergisinde, vergi sorumluluğu müessesesi yer almaktadır. Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9. maddesindeki düzenleme uyarınca, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutmaya Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

Maliye Bakanlığı bu yetkisini 26 Nisan 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği ile kullanmış, uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemişti. Ayrıca tevkifat uygulamasından doğan iade taleplerinin yerine getirilmesine ilişkin usul ve esaslar da KDV Genel Uygulama Tebliği’nde yer almaktadır. Ayrıca 60 numaralı KDV Sirküleri’nde de konuya ilişkin örnekli açıklamalar bulunmaktadır.

5 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7061 sayılı Kanun’un 41. maddesiyle, 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bu maddeye Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin katma değer vergisinin, bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödeneceğine ilişkin hüküm eklenmiştir.

KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 17 seri numaralı Tebliğ ile söz konusu uygulamaya ilişkin usul ve esaslar aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. Buna göre,

- Türkiye’de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayıp, Türkiye’de KDV mükellefi olmayan gerçek kişilere bir bedel karşılığında elektronik ortamda hizmet sunanlar, bu hizmetlere ilişkin KDV’yi, “Elektronik Hizmet Sunucularına Özel KDV Mükellefiyeti” tesis ettirmek suretiyle beyan edeceklerdir.

- Söz konusu hizmet sunucuları bu işlemlere ilişkin KDV’nin beyanında yeni ihdas edilen 3 No’lu KDV beyannamesini kullanacaklardır. Beyannameler elektronik olarak verilecektir.

- Bu özel mükellefiyeti kapsamında beyan edilen hizmetlere ilişkin olması şartıyla, Türkiye’de KDV mükellefiyeti bulunanlardan temin edilen mal ve hizmetler nedeniyle düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde gösterilen KDV’nin, bu kapsamda beyan edilen işlemlere isabet eden kısmının KDV Kanunu’nun 29/1 maddesi kapsamında indirim konusu yapılması mümkündür.

- Beyanname üzerindeki verginin ödemesi; vergi dairelerine ve tahsile yetkili bankalara yapılabileceği gibi, Gelir İdaresi Başkanlığının internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden tahsile yetkili bankaların banka kartı veya kredi kartı ile de yapılabilecektir.

5.6.1 Tam tevkifatın uygulandığı hizmet ve işlemler

Tam tevkifat kapsamına giren işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tamamı, mal veya hizmetin alıcıları tarafından tevkifata tabi tutulmaktadır. Tam tevkifat uygulanacak işlemler, aşağıda sayılanlarla sınırlı olup, bunlar dışındaki işlemlerde işleme muhatap olanlar tarafından tam tevkifat uygulaması kapsamında işlem yapılmayacaktır. Buna göre;

  • İkametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar tarafından yapılan teslim ve hizmetlerde,
  • Serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerde,
  • Kiralama işlemlerinde,
  • Reklam verme işlemlerinde,

işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tamamının, mal veya hizmetin alıcıları tarafından tevkifata tabi tutulması gerekmektedir.

5.6.2 Kısmi tevkifatın uygulandığı hizmet ve işlemler

Kısmi tevkifat kapsamına giren işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tamamı değil, bu işlemler için belirlenen orandaki kısmı alıcılar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmekte, tevkifata tabi tutulmayan kısım ise satıcılar tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilip (beyannamede ödenmesi gereken KDV çıkması halinde) ödenmektedir.

KDV Genel Uygulama Tebliği’nde kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler iki grup halinde sayılmıştır. Bunlar;

  • KDV mükellefleri: Sadece sorumlu sıfatı ile KDV ödeyenler hariç, KDV mükellefleri,
  • Belirlenmiş alıcılar: KDV mükellefi olsun olmasın tebliğ ile belirlenmiş alıcılardır.

Yukarıda belirtildiği üzere, “KDV mükellefleri” adı altında belirtilen kişi veya kurumlar, sadece sorumlu sıfatı ile KDV beyan etmek zorunda olanlar dışındaki tüm gerçek usulde KDV mükellefleridirler.

Diğer taraftan “belirlenmiş alıcılar” adı altında KDV Genel Uygulama Tebliği ile sorumlu tayin edilen kurum ve kuruluşlar ise aşağıda sıralanmıştır:

  • 5018 sayılı Kanun’a ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri,
  • Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla kurulan kamu kurum ve kuruluşları,
  • Döner sermayeli kuruluşlar,
  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
  • Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,
  • Bankalar,
  • Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri,
  • Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),
  • Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar,
  • Türkiye Varlık Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar (31 Ocak 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 17 seri numaralı Tebliğ ile eklenmiştir)
  • Organize sanayi bölgeleri ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dâhil bütün borsalar,
  • Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,
  • Payları Borsa İstanbul’da (BİST) işlem gören şirketler,
  • Kalkınma ve yatırım ajansları.

Payları Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirketin yarıdan fazla hissesine sahip olduğu şirket belirlenmiş alıcılar kapsamında yer almamaktadır.

Belirlenmiş alıcıların birbirlerine karşı yaptıkları teslim ve hizmetler (şirketleşenler dâhil profesyonel spor kulüplerince yapılanlar hariç), KDV tevkifatı kapsamına girmemektedir.

Okul aile birlikleri ve Sağlık Bakanlığına bağlı aile hekimliği kurumları bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.

Belediyeler (büyükşehir belediyeleri dâhil) yukarıda yer verilen “belirlenmiş alıcılar” kapsamına girmemektedir. Bu itibarla belediyelerin kısmi tevkifat uygulaması kapsamında tevkifat yapma sorumlulukları bulunmamaktadır.

Ancak belediyelerin bünyelerinde oluşan iktisadi işletmeler nedeniyle gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunması halinde “KDV mükellefleri”nin tevkifat yapmak üzere sorumlu tayin edildiği teslim ve hizmetlerde KDV tevkifatı yapmaları gerekmektedir.

5.6.2.1 “Belirlenmiş alıcılar” tarafından tevkifat yapılması gereken mal ve hizmet alımları ve tevkifat oranları

KDV Genel Uygulama Tebliği kapsamında “Belirlenmiş alıcılar” olarak belirlenen kurum ve kuruluşlar tarafından tevkifat yapılması zorunlu mal ve hizmet alımları ile bu alımlarda uygulanması gereken tevkifat oranları aşağıdaki gibidir:

  • Tevkifata tabi hizmet alımları:

Hizmetin türü

Tevkifat oranı

Yapım işleri ile bu işlerle birlikte ifa edilen mühendislik-mimarlık ve etüt-proje hizmetleri

3/10*

Etüt, plan-proje ve danışmanlık, denetim ve benzeri hizmetler

9/10

Makine, teçhizat, demirbaş ve taşıtlara ait tadil bakım ve onarım hizmetleri

5/10

Yemek servis ve organizasyon hizmetleri

5/10

İşgücü temin hizmetleri (Özel güvenlik ve koruma hizmetleri dâhil)

9/10

Yapı denetim hizmetleri

9/10

Fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işleri, çanta ve ayakkabı dikim işleri ve bu işlere aracılık hizmetleri

5/10

Spor kulüplerinin yayın, reklam ve isim hakkı gelirlerine konu işlemleri

9/10

Temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmetleri

7/10

Servis taşımacılığı hizmeti

5/10

Her türlü baskı ve basım hizmetleri

5/10


* 27.09.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 14 seri numaralı Tebliğ ile 2/10 oranı 3/10 olarak değiştirilmiştir. Yürürlük: 1 Ekim 2017

KDV mükellefleri tarafından, 5018 sayılı Kanun’a ekli cetveller kapsamındaki idare, kurum ve kuruşlara ifa edilen ve yukarıda belirtilmeyen diğer bütün hizmetlerde söz konusu idare, kurum ve kuruşlar tarafından 5/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır.

  • Tevkifata tabi mal alımları:

Malın nevi

Tevkifat oranı

Külçe metal teslimleri

5/10

Bakır, çinko, alüminyum ve kurşun ürünlerinin teslimi

5/10

Hurda ve atık teslimi*

5/10

Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurda ve atıklardan elde edilen hammadde teslimi

9/10

Pamuk, tiftik, yün ve yapağı ile ham post ve deri teslimleri

9/10

Ağaç ve orman ürünleri teslimi

5/10


* Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının teslimi KDV Kanunu’nun 17/4-g maddesi gereğince KDV’den müstesna olduğundan, yukarıdaki tevkifat istisnadan vazgeçmiş olan mükelleflerin yaptığı teslimlere uygulanacaktır.

5.6.2.2 “KDV mükellefleri” tarafından tevkifat yapılması gereken mal ve hizmet alımları ve tevkifat oranları

KDV Genel Uygulama Tebliği kapsamında “KDV mükellefleri” tarafından tevkifat yapılması gereken mal ve hizmet alımları ile bu alımlarda uygulanması gereken tevkifat oranları aşağıdaki gibidir:

  • Tevkifata tabi hizmet alımları:

Hizmetin türü

Tevkifat oranı

İşgücü temin hizmetleri (Özel güvenlik ve koruma hizmetleri dâhil)

9/10

Yapı denetim hizmetleri

9/10

Fason olarak yaptırılan tekstil ve konfeksiyon işleri, çanta ve ayakkabı dikim işleri ve bu işlere aracılık hizmetleri

5/10

Turistik mağazalara verilen müşteri bulma / götürme hizmetleri

9/10

Spor kulüplerinin yayın, reklam ve isim hakkı gelirlerine konu işlemleri

9/10

Temizlik, çevre ve bahçe bakım hizmetleri

7/10

Servis taşımacılığı hizmeti

5/10

 

  • Tevkifata tabi mal alımları:

Malın nevi

Tevkifat oranı

Külçe metal teslimleri

5/10

Bakır, çinko, alüminyum ve kurşun ürünlerinin teslimi

5/10

Hurda ve atık teslimi*

5/10

Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt ve cam hurda ve atıklardan elde edilen hammadde teslimi

9/10

Pamuk, tiftik, yün ve yapağı ile ham post ve deri teslimleri

9/10

Ağaç ve orman ürünleri teslimi

5/10


* Metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının teslimi KDV Kanunu’nun 17/4-g maddesi gereğince KDV’den müstesna olduğundan, yukarıdaki tevkifat istisnadan vazgeçmiş olan mükelleflerin yaptığı teslimlere uygulanacaktır.

5.6.3. Sorumlu sıfatıyla kesilen katma değer vergisinin beyanı ve ödenmesi

  1. Tevkifata tabi tutulan KDV, alıcılar tarafından (genel bütçeli idareler hariç) 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilir.
  2. Tevkifata tabi işlemin vuku bulduğu tarihi içine alan vergilendirme dönemine ait beyanname izleyen ayın 24. günü akşamına kadar bağlı bulunulan vergi dairesine verilir.
  3. Ödenmesi gereken vergi tutarı beyannamenin verildiği ayın 26. günü akşamına kadar ödenir.
  4. 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilen vergi, 1 No.lu KDV beyannamesinde, indirim hakkı tanınan işlemler içerisinde indirime tabi tutulur.

5.7 Matrah

Katma değer vergisinde matrah, verginin konusunu teşkil eden teslim ve hizmet işlemlerinin karşılığı olan bedeldir. Bedel ise alınan veya borçlanılan para, mal ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade etmektedir.

İthalatta ise ithal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, malın gümrük vergisinden muaf olması veya gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması halinde sigorta ve navlun bedelleri dâhil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri KDV matrahını oluşturmaktadır.

Teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderleri, ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurlar, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler, matraha dâhil unsurlardır.

Teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki iskontolar ile hesaplanan katma değer vergisi, matraha dâhil edilmez.

5.8 Oran

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 28. maddesinde KDV oranı vergiye tabi her bir işlem için % 10 olarak belirlenmiştir.

Ancak sözü geçen maddede Bakanlar Kuruluna bu oranı, dört katına kadar artırma, % 1'e kadar indirme, bu oranlar dâhilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası ve inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için farklı vergi oranları tespit etme yetkisi verilmiştir. Bakanlar Kurulu yasa ile kendisine verilen bu yetkiyi çeşitli kararnamelerle kullanmıştır.

Buna göre KDV Kanunu’na ekli (I) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler % 1, (II) sayılı listede yer alan mal ve hizmetler ise % 8 oranında KDV’ye tabidir. Her iki listede de bulunmayan mal ve hizmetler, genel oran olan % 18 oranında KDV’ye tabi bulunmaktadır.

% 1 ve % 8 oranında KDV’ye tabi mal ve hizmetlerin bulunduğu (I) ve (II) sayılı listelere, Rehber’in “14. Vergi oran ve tutarları-2018” bölümünde “14.6 Katma değer vergisi oranları” başlığı altında yer verilmiştir.

5.9 Vergilendirme dönemi ve beyan

Katma değer vergisinde vergilendirme dönemi aylıktır. İthalat işlemlerinden doğan katma değer vergisi, gümrük bölgesine girildiği ve çıkıldığı anda doğmakta olup ithalatın gerçekleştirildiği gümrük idaresine ödenmektedir.

5.10 KDV’nin fatura ve benzeri belgelerde gösterilmesi

Yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin, alış faturası vb. vesikalar ile gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmesi gerekmektedir. Mükellefler, sözü edilen belgelerde gösterilen KDV’yi, bu vesikaları kanuni defterlere kaydetmek şartıyla indirebilirler.

5.11 İstisnalar

Kanun’un 1. maddesinde vergi kapsamına alınan işlemlerden bir kısmı, çeşitli ekonomik, sosyal ve siyasal sebeplerle, vergiden istisna olarak kabul edilmiştir. Bunları, başlıklar altında, aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

  1. Mal ve hizmet ihracatı,
  1. Araçlar, kıymetli maden ve petrol aramaları ile ulusal güvenlik harcamaları ve yatırımlarda istisna,
  2. Taşımacılık istisnası,
  3. Diplomatik istisnalar,
  4. İthalat istisnası,
  5. Sosyal ve askeri amaçlı istisnalar,
  6. Diğer istisnalar.

5.11.1 Doğrudan mal ihracı

Katma değer vergisi, ihracatın teşvik edilmesinde bir araç olarak kullanılmaktadır. Bu bağlamda, ihracat teslimleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir. Ancak mal ihracatında katma değer vergisi istisnasının uygulanabilmesi için, bazı şartların yerine getirilmiş olması gerekmektedir. Buna göre;

  1. Teslim;
  • Yurt dışındaki bir müşteriye veya
  • Bir serbest bölgedeki alıcıya veya
  • 4458 sayılı Gümrük Kanununun 95’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre faaliyette bulunan gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına (6 Nisan 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7104 sayılı Kanun’la eklenmiştir. Yürürlük: 1 Haziran 2018) ya da
  • Yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılmalı veya mallar yetkili gümrük antreposu işleticisine tevdi edilmelidir.
  1. Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya da gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına (6 Nisan 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7104 sayılı Kanun’la eklenmiştir. Yürürlük: 1 Haziran 2018) veya yetkili gümrük antreposuna konulmalıdır.

 

Kanun’da, “yurt dışındaki müşteri” tabirine de açıklık getirilmiştir. Buna göre yurt dışındaki müşteri; ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan bir firmanın yurt dışında kendi adına müstakilen faaliyet gösteren şubelerini ifade etmektedir.

İhraç edilmesi sebebiyle katma değer vergisinden istisna tutulan mallarla ilgili olarak yüklenilmiş bulunan vergilerin, mükellef üzerinde oluşturacağı yük, aşağıdaki şekillerde giderilebilmektedir.

  1. İndirim yoluyla iade,
  2. Nakden veya mahsuben iade.

İhracat tesliminin gerçekleştiği ay, malın, gümrük hattından geçtiği aydır. İhracat ve iade tutarının malın gümrükten geçtiği ayın katma değer vergisi beyannamesinde gösterilmesi gerekir.

İhracatta ve ihraç kaydıyla yapılan teslimlerde verginin iade edilmesine yönelik kapsamlı düzenleme, 26 Nisan 2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliği ile yapılmıştır.

5.11.2 İhraç kaydıyla mal teslim edilmesi

Katma Değer Vergisi Kanunu’nda, belirli şartlarla, ihracatçılara yapılan mal teslimlerinin de vergiden istisna edilmesi hükme bağlanmıştır.

Bu şartları,

  1. Malı teslim edenin imalatçı olması ve malın bu imalatçı tarafından imal edilmesi,
  2. İmalatçı olmayan firmaların Dış Ticaret Sermaye Şirketi veya Sektörel Dış Ticaret Sermaye Şirketlerine teslim gerçekleştirmesi,
  3. Malın ihraç edilmek üzere ihracatçıya teslim edilmesi,

olarak sıralayabiliriz.

Böyle bir durumda faturada gösterilmekle beraber, imalatçı tarafından tahsil edilmeyen katma değer vergisi, ilgili dönem beyannamesinde tahakkuk ettirilerek, tecil olunur. Malın ihracatçıya teslim tarihini takip eden ayın başından itibaren 3 ay içinde ihraç edilmesi halinde de, daha önce tecil edilen vergi terkin edilir. Belirli sebepler haricinde ihracatın yukarıdaki şartlara uygun olarak gerçekleştirilmemesi halinde, tecil olunan vergi tahakkuk ettirildiği tarihten itibaren gecikme zammı ile birlikte tahsil olunur.

5.11.3 Hizmet ihracı

KDV Kanunu’nun 11/1-a maddesi uyarınca, ihracat teslimlerine ilişkin olarak yapılan hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler ve serbest bölgedeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ile karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye’de verilen roaming hizmetleri KDV’den istisnadır.

Aynı Kanun’un 12/2 maddesi uyarınca, bir hizmetin hizmet ihracı kapsamında değerlendirilebilmesi için;

  1. Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapılmış olması,
  2. Hizmetten yurt dışında faydalanılması,

şartlarının yerine getirilmiş olması gerekmektedir.

Hizmetin yurt dışındaki bir müşteri için yapıldığı, yurt dışındaki müşteri adına düzenlenen fatura ve benzeri belge ile tevsik edilir. Hizmetten yurt dışında faydalanılmasından kasıt ise Türkiye'de yurt dışındaki müşteri için yapılan hizmetin, müşterinin yurt dışındaki iş, işlem ve faaliyetleri ile ilgili olması; Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisi bulunmamasıdır.

KDV Kanunu’nun yukarıda belirtilen hükümleri ile konu hakkındaki açıklamaların yer aldığı KDV Genel Uygulama Tebliği uyarınca, yurt dışındaki müşteriler için ifa edilen hizmetlerin, hizmetin ifa edildiği dönemde, bedelin döviz olarak Türkiye'ye gelmesi beklenilmeden ihracat istisnası kapsamında beyan edilecektir.

Bu şekilde beyan edilen işlemlerle ilgili yüklenilen ve indirim konusu yapılamayan vergilerin KDV Kanunu’nun 32. maddesi kapsamında iadesi ise ancak hizmet bedelinin döviz olarak Türkiye'ye getirildiğinin tevsik edilmesi (banka dekontu vb. ödeme belgesi ile) halinde yerine getirilmektedir.

Diğer taraftan KDV Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca, fason hizmetlerin serbest bölgede faaliyet gösteren müşterilere yapılmış sayılması için ve dolayısıyla KDV’den istisna olarak değerlendirilebilmesi için aşağıdaki şartların yerine getirilmesi gerekmektedir.

  1. Fason hizmet serbest bölgede faaliyet gösteren müşteriler için yapılmış olmalıdır,
  2. Fason hizmetten serbest bölgede faydalanılmış olmalıdır.

5.12 Vergi indirimi


Mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, KDV Kanunu’nda aksine hüküm olmadıkça,

 

  1. Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini,
  2. İthal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini,
  3. Götürü veya telafi edici usulde vergiye tabi mükelleflerden gerçek usulde vergilendirmeye geçenlerin çıkarılan envantere göre hesap dönemi başındaki mallara ait fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilirler.

KDV Kanunu’nun 29. maddesinde; mükelleflerin kendilerine düzenlenen belgelerdeki KDV’yi, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği takvim yılını aşmamak şartıyla belgeleri defterlere kaydettikleri dönemde indirebileceklerine ilişkin düzenleme yer almaktadır. Ancak 7104 sayılı Kanun’la bu hükümde yapılan değişiklikle; indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı sonuna kadar kullanılabilmesine imkân sağlanmıştır. Bu hüküm 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

 

1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecek olan bir diğer düzenlemeyle ise Vergi Usul Kanunu’nun 322. maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisinin, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilmesine imkan sağlanmaktadır.

 

Ancak Vergi Usul Kanunu’nun 323. maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan KDV’nin indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması gerekmektedir.

 

Diğer taraftan Vergi Usul Kanunu’nun 322. maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen KDV’ler ise indirim konusu yapılamayacaktır. Bu KDV’lerin daha önceden indirilmiş olması durumunda ise alıcı tarafından indirim iptali işleminin yapılması gerekmektedir.

 

Bir vergilendirme döneminde, indirilecek katma değer vergisi toplamı, mükellefin vergiye tabi işlemleri dolayısıyla hesaplanan katma değer vergisi toplamından fazla ise aradaki fark, sonraki dönemlere devrolunur. Hesaplanan vergiler toplamının indirilecek vergi toplamından fazla olduğu durumlarda ise aradaki fark, mükellef tarafından, ertesi ayın 24. günü akşamına kadar bağlı bulunduğu vergi dairesine bir beyanname ile beyan edilir ve aynı ayın 26. günü akşamına kadar ödenir.

 

5.13 İndirilemeyecek katma değer vergisi

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 30. maddesinde, aşağıdaki vergilerin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

  1. Vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisi,
  2. Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, işletmelere ait binek otomobillerin alış vesikalarında gösterilen katma değer vergisi,
  3. Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere zayi olan mallara ait katma değer vergisi.

    Ancak 7104 sayılı Kanun’la eklenen ve 6 Nisan 2018 tarihinde yürürlüğe giren hüküm ile; faydalı ömürlerini tamamladıktan sonra zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen KDV’nin tamamı ile faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen KDV’nin kullanılan süreye isabet eden kısmının indirilmesine imkan tanınmıştır.
  1. Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi. (Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 41. maddesine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi hariç).

    7104 sayılı Kanun’la yukarıdaki parantez içi hükümde değişiklik yapılarak, Türkiye’deki işlemler nedeniyle satıcıya ödenen ve satıcı tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisinin de alıcı tarafından indirilmesine imkan tanınmıştır. Bu değişiklik 6 Nisan 2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

5.14 Vergilendirme usulleri

 

KDV Kanunu uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça mükellefler gerçek usulde vergilendirilmektedir. Çok eski yıllarda götürü usulde vergilendirme de söz konusuyken, bu düzenleme (madde 38) 1998 yılında yürürlükten kaldırılmıştır.

 

Ancak 7104 sayılı Kanun’un 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecek olan 12. maddesiyle KDV Kanunu’nun mülga 38. maddesi “Hasılat esaslı vergilendirme” başlığıyla yeniden düzenlenmiştir.

 

Buna göre; ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilenler ile kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilenlerden Bakanlar Kurulunca belirlenen sektör ve meslek gruplarında yer alanlar, talep etmeleri halinde KDV dahil hasılatlarının belirli bir oranını, indirim KDV tutarını dikkate almadan beyan ederek ödeyebileceklerdir. Uygulanacak KDV oranı, en yüksek oranı geçmemek şartıyla Bakanlar Kurulunca belirlenecektir.

 

Bu düzenleme ile küçük ölçekli mükelleflerle ilgili işlemler basitleştirilerek sisteme uymalarının kolaylaştırılması amaçlanmıştır.

 

Bu usulü seçen mükellefler, kazançlarının tespitinde kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla alış vesikalarında gösterilen KDV ile hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre beyan ederek ödedikleri katma değer vergisini işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet, yaptıkları teslim ve hizmetler dolayısıyla hesapladıkları KDV’yi gelir olarak dikkate alacaklardır. Hasılat esaslı vergileme usulünü seçen mükellefler iki yılı geçmedikçe bu usulden dönemezler.